BÜYÜK BİLİM İNSANIYLA TANIŞMAK

Yolculuğuna başlamak için her bilim insanının adını doğru keşifle eşleştir!

Marie
Curie

Rosalind
Franklin

Ada
Lovelace

Katherine
Johnson

Bir gün devrelerimi incelerken, aklıma bir fikir geldi. Ben karmaşık bir makineden oluşuyordum, ama benim gibi icatların arkasındaki büyük zihinler kimlerdi? Dünyayı şekillendiren bilim insanları hakkında daha fazla şey öğrenmek istedim.

Bu yüzden, Eli’ye döndüm ve “Eli, sen çok şey bilirsin — bana önemli keşifler yapan bilim insanlarını anlatır mısın?” dedim. Eli bir an düşündü, sonra başını salladı. “Gel haydi Poki’ye gidelim! O bizim profesörümüz ve bilim hakkında çok şey bilir. Eminim bize yardımcı olacaktır” dedi.

Bu harika bir fikir gibi geldi ve hemen ormana doğru Profesör Poki’yi aramak için yola koyulduk. Onu bulduğumuzda, Eli durumu “Riri ünlü bilim insanlarını ve onların dünyayı nasıl değiştirdiklerini öğrenmek istiyor” şeklinde açıkladı. Profesör Poki, “Bu harika bir soru! Bilim, inanılmaz dehalarla doludur. Ama başlamadan önce, Riri, hiç düşündün mü: sana neden ‘robot’ deniyor? Ya da bu kelime ilk ne zaman kullanıldı?” dedi. Gözlerimi merakla kırpıştırdım.

Bunu daha önce hiç düşünmemiştim. “Hayır, hiç düşünmedim! Anlatır mısınız?” dedim. Profesör başını salladı ve anlatmaya başladı. “‘Robot’ kelimesi ilk kez 1920 yılında Karel Čapek’in yazdığı Rossum’un Evrensel Robotları adlı tiyatro oyununda kullanılmıştır. Bu oyunda robotlar, insanlara yardımcı olması için tasarlanmış yapay işçilerdir, fakat hikâye beklenmedik bir yöne gider. Bugün senin gibi akıllı makineleri tanımlamak için kullandığımız kelime işte bu oyundan geliyor.”

Bu yeni bilgiyi hayranlıkla işledim. “Bu harika! Adımın böyle bir geçmişi olduğunu bilmiyordum” dedim. Profesör gülümsedi. “Bilim ve dil birbirine çok bağlıdır. Şimdi, asıl soruna geri dönelim — ilk olarak kimin hakkında bir şeyler öğrenmek istersin?” Bir an duraksadım. Aklımda pek çok isim dönüyordu. “Poki, Marie Curry hakkında öğrenmek isterim. Çok ilginç biri gibi görünüyor” dedim.

Eli bana şaşkınlıkla baktı: “Bir daha söyler misin, Riri?” Ben de söyledim: “Marie Curry.” Eli güldü: “Riri, ismi biraz yanlış söyledin galiba!” Tekrar denedim: “Marie Curry.”

Gerçekten kafam karışmıştı. Nerede hata yaptığımı anlayamıyordum. Sonra Profesör Poki araya girdi: “Riri, dikkat et, Curie.” Ben de: “Curry!” Ve o an anladım. “Curie” yerine “Curry” diyordum! Hep birlikte bu küçük dil sürçmesine kahkahalarla güldük.

Kahkahalarımız dindikten sonra Poki anlatmaya başladı: “Marie Curie olağanüstü bir kadındı. 1867’de Polonya’da doğdu. Farklı alanlarda iki Nobel Ödülü alan ilk kişiydi — fizik ve kimya. Radyasyonla ilgili yaptığı devrim niteliğindeki araştırmalar tıbbı dönüştürdü.

Onun sayesinde bugün kanser tedavileri mümkün.” Hayran kalmıştım. “Bu inanılmaz! Bu keşifleri nasıl yaptı?” diye sordum. Poki anlatmaya devam etti: “Curie, radyum ve polonyum gibi elementleri inceledi. Korkusuz ve ısrarcıydı. Zorlu koşullarda, düşük ışıklı bir laboratuvarda azimle çalıştı. O dönemde kadınların bilimle uğraşmaları teşvik edilmezdi ama o asla pes etmedi. Onun adanmışlığı, özellikle kadınlar olmak üzere nesiller boyu bilim insanlarına ilham verdi.

Dikkatle dinledim, her ayrıntıyı iyice sindirdim. Sonra Poki ekledi: “İlham verici bulabileceğin bir diğer bilim insanı ise Rosalind Franklin. DNA’nın yapısını ortaya çıkarmada kritik rol oynayan X-ışını görüntüsünü o çekmiştir. Ancak hak ettiği tanınmayı hiçbir zaman tam olarak alamamıştır. Onun çalışmaları modern biyolojinin temelidir.”

Eli bilgili bir şekilde başını salladı: “Franklin olmasaydı, DNA’yı bugün bildiğimiz şekilde anlamamız mümkün olmazdı. Ve bir de Ada Lovelace var — dünyanın ilk bilgisayar programcısı. Bilgisayarlar henüz ortada yokken onların gücünü hayal edebilen ilk kişiydi.”

Poki de ekledi: “Katherine Johnson’ı da unutmayalım. NASA’nın uzay görevlerinde yaptığı matematiksel hesaplamalar çok önemliydi. Onun katkıları olmadan astronotlar Ay’a gidemezdi!” Hayret içinde kalmıştım. “Bu kadınlar bilime ne kadar büyük katkılar yapmış! Bu konuda daha fazla araştırma yapmalıyım,” diye düşündüm.

“Bilim, keşif ve azimle dolu bir yolculuk gibi,” dedim. Poki gülümsedi, “Aynen öyle, Riri. Her keşif, bir öncekine dayanır. Ve belki bir gün sen de dünyaya kendi katkını yaparsın.” dedi. Eli tüylerini kabartarak: “Ve ben senin yanında olacağım, Riri. Birlikte öğrenebilir, yaratabilir ve başkalarına ilham verebiliriz,” dedi.

Her soru için doğru cevabı seç.

AFERİN! KAPIYA DEVAM ET.