Hikaye kapısını açmak için resimleri isim kartlarıyla eşleştirin.
Güneşli bir gün, Eli ile beraber parkta yürüyorduk. Etrafımızdaki parlak
renkler beni çok etkilemişti. Eli bana, “Şu bitkilere bir bak!” dedi.
Meraklanmıştım. “Bitkiler tam olarak nedir?” diye sordum.
Eli ise “Bitkiler, kökü, gövdesi, yaprakları olan canlılardır. Bazen çiçek açar veya meyve verirler. Hadi daha fazla öğrenmek için keşfe çıkalım.” diyerek açıkladı.
Ardından Eli, büyük bir ağacı işaret etti. Ve şöyle dedi,
“Bu bir meşe ağacı.
Onu yere sabitleyen kökleri var. Ve yaprakları güneşten besleniyor”. GÜNEŞTEN NASIL BESLENDİĞİNİ HİÇ ANLAMADIM.
Ben de “Çok ilginç. Yapraklar nasıl besin üretir ki?” diye sordum.
Eli, “Yapraklar, güneş ışığını, suyu ve havayı kullanır.
Yapraklardaki yeşil renk ışığı yakalar. Buna fotosentez denir”.
diyerek açıkladı. Bu muhteşem bir olaydı.
Eli bana “Bunlar meşe ağacının meyvesi. Onlara palamut denir”
diye anlattı.
Ardından anlatmaya devam etti, “Her bir palamut içinde tohum taşır.
Tohumlar ise büyüyüp meşe ağacı olurlar.”
BEN DE, “YANİ HER BİTKİ HAYATINA TOHUM OLARAK MI BAŞLAR?” DİYE SORDUM. ELİ, “EVET, ÇOĞU BÖYLEDİR.
Büyürler, kök salarlar ve bitki olurlar.
İşte bu bitkilerin yaşam döngüsüdür!” dedi.
Yerden bir palamut aldım. “Eli, bunu bir meşe ağacı olması için ekebilir miyiz? Sence büyür mü?” diye sordum.