En doğru olduğunu düşündüğünüz cevabı seçin.
Emin değilseniz endişelenmeyin, elinizden gelenin en iyisini yapın!
İyi eğlenceler ve maceraya hazır olun.
Kutup ayılarını arayarak hayvanat bahçesinde geziyorduk. Güneş tepemizde parlıyordu ve hayvanat bahçesi aileler ve çocuklarla doluydu. Eli’ye dönüp, “Kutup ayılarını nerede bulabiliriz?” diye sordum.
Eli de “Onlar daha kuzeyde” diye yanıtladı. Bayağı şaşırmıştım ve anlamaya çalışarak “Kuzey mi?” diye sordum.
Eli benim şaşkınlığımı görerek “Bir dakika, Kuzey’in ne olduğunu bilmiyor musun?” diye sordu.
Başımı hayır anlamında salladım. Eli de bunun üstüne anlatmaya başladı: “Kuzey dört ana yönden biridir: Kuzey (K), Güney (G), Doğu (D) ve Batı (B).
Bunlar, yolumuzu bulmamıza yardımcı olan yönlerdir.” Kafam daha da karışınca ben de sordum “Ana yön ne demek peki?”
Eli de açıkladı: “Bunlar, sokaklar, numaralar ya da binalar gibi belirgin işaretlerin olmadığı durumlarda çok kullanışlıdır. Kaşifler ve gezginler eskiden yönlerini bulmak için bunları kullanırlardı!”
Sözleri merakımı daha da uyandırdı, ve “Peki, insanlar bu yönlerin nerede olduğunu nasıl biliyorlar?” diye sordum.
Eli de şöyle yanıtladı, “Bunlar binlerce yıldır var! Eski uygarlıklar, Rüzgar Gülü adı verilen bir şey yarattılar, bu bir yıldıza benzer. Kuzey, Güney, Doğu ve Batı’yı bulmamıza yardımcı olur.”
Gözlerimi şaşkınlıkla iyice açtım, “Rüzgar Gülü bir yıldıza mı benziyor?” diye hayretle sordum. Eli, “Aynen, nasıl çalıştığını öğrenmek ister misin?” dedi. Tabi ki anlamında başımı salladım.
Eli, “Sağ kolunu, güneşin doğduğu yere doğru uzat,” dedi. Onun dediği gibi yaptım, kolum ufka doğru yöneldi.
Eli, “Şimdi sol kolunu, güneşin battığı yönün tam tersine doğru uzat,” dedi. Sol kolumu da uzattım ve birden kendimi büyük görünmez bir haritanın parçası gibi hissettim.
Eli açıkladı, “Sağ kolun Doğu’yu (D) gösteriyor, sol kolun ise Batı’yı (B). Şimdi düz ileriye bak. O, Kuzey (K). Peki ya arkanı döndüğünde? O da Güney (G).” Mutlu bir şekilde, “Vay! Şimdi dört yönü de biliyorum,” diye haykırdım.
Eli gülümsedi, “Fazlası da var. Bu dört ana yönün arasında, dört yön daha var. Dört ana yön bir artı işareti gibi bir şekil oluşturur. Her bir ana yönün (Kuzey, Doğu, Güney, Batı) arasında başka bir yön bulabiliriz.
Mesela, Güney ile Doğu arasında Güneydoğu vardır ve adını da bu şekilde alır. Bunlara ara yönler denir. İsimlerinden tahmin edebilirsin: Kuzeydoğu (KD), Kuzey ile Doğu arasında; Güneydoğu (GD), Güney ile Doğu arasındadır. Peki Kuzeybatı (KB) ve Güneybatı (GB)’yı tahmin edebilir misin?” Heyecanla “Evet, evet! KB, Kuzey ile Batı arasında; GB ise Güney ile Batı arasında” dedim. Eli de “Harika!” diyerek beni onayladı.
Sonra kanadıyla yerdeki toprağa basit bir Rüzgar Gülü çizdi, en üste bir “K” harfi koyarak. “İşte basit bir Rüzgar Gülü,” dedi.
Eli yolun ilerisini işaret ederek, “Şimdi Kuzey yönünde ilerleyip kutup ayılarını bulacağız!” dedi. Ben de, “Artık nereye gideceğimizi biliyorum,” dedim. Hızlı adımlarla yürümeye başladık ama birden durdum. Aklıma bir soru takılmıştı.
“Bi dakika” dedim, Eli’ye dönerek. “Ya bilmediğim bir yerdeysem ve gece vaktiyse? Güneş olmadan Kuzey’i nasıl bulabilirim?”
Eli, “Harika bir soru, Riri! Geceleyin yıldızları kullanırız. Kutup Yıldızı adı verilen özel bir yıldız vardır ve her zaman Kuzey’i gösterir.
Bu gece sana onu nasıl bulacağını göstereceğim,” dedi. Çok sevinmiştim. “Yıldızlar da mı yardım edebilir? Vay be. İşte bu inanılmaz!” diye bağırdım.
Eli, “Ama bunu sonra anlatırım, hadi şimdilik kutup ayılarını görmeye gidelim!” dedi.
Birlikte, rahatça Kuzey’e doğru yürüdük, aklımdaki Rüzgar Gülü bize yol gösteriyordu.